Başkan Erdoğan'dan İsrail'e Suriye mesajı: Sabrımızı kimse yanlış anlamasın
Giriş:11.04.2025 15:45 Son Güncelleme:12.04.2025 02:38
Cumhurbaşkanı Erdoğan'dan İsrail'e Suriye uyarısı: Sabrımızı kimse yanlış anlamasın
Başkan Erdoğan'dan 4. Antalya Diplomasi Forumu'nda önemli açıklamalar
Son dakika haberi | Başkan Erdoğan'dan Filistinlilere soykırıma tepki: İsrail terör devletidir!
Antalya Diplomasi Forumu'nda konuşan Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, dikkat çeken mesajlar verdi. ''8 Aralık devrimiyle sadece Suriye'de değil, tüm bölgemizde kalıcı istikrarın tesisine yönelik yakalanan fırsatın heba edilmesine izin veremeyiz.'' diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, ''Soğuk kanlılığımızı, meseleleri diyalog yoluyla çözme tavrımızı kimse yanlış anlamamalı, sükunetimiz birilerini hatalı heveslere sürüklememeli.'' ifadelerini kullandı.
Son dakika haberi: Başkan Recep Tayyip Erdoğan, "4. Antalya Diplomasi Forumu Resmi Açılış Töreni"nde açıklamalarda bulundu. Dünyaya çok önemli mesajlar veren Başkan Erdoğan, İsrail'in Filistin'de yaptığı katliamlara çok sert tepki gösterdi ve açıkça "İsrail bir terör devletidir" dedi. Başkan Erdoğan, "1000 yıldır bu topraklardayız, yine daha nice asırlar boyunca burada olacağız." ifadelerini kullandı.
Başkan Recep Tayyip Erdoğan, 4. Antalya Diplomasi Forumu'nun açılışında önemli açıklamalarda bulundu. Uluslararası toplumun daha adil, daha vicdanlı çözümler geliştirmede yetersiz kaldığını belirten Erdoğan, "Dünya beşten büyüktür! Çünkü insanlık beşten büyüktür. Bu tespiti yaparken amacımız böyle bir anlayışın hakim kılınmasıdır." dedi. İsrail'in terör devleti olduğunu ve Gazze'de soykırım yaptığını bir kez daha hatırlatan Erdoğan, "Filistin halkının mücadelesini kimse terörizm yaftası ile karalayamaz." ifadelerini kullandı. ABD Başkanı Trump ve Rusya Devlet Başkanı Putin ile bölgede anlayış birliği içinde olduklarını sözlerine ekleyen Erdoğan, İsrail'i uyararak, "Suriye'nin güvenliğini kendimizden ayrı görmeyiz. Sabrımızı, meseleleri diyalog yoluyla çözme tavrımızı kimse anlamamalı, yanlış yorumlamamalı, sükunetimiz birilerini çok hatalı heveslere sürüklememelidir." şeklinde konuştu.
Önemli organizasyonlarla dünya liderlerini ağırlayan Antalya, Diplomasi Forumu'na dördüncü kez ev sahipliği yaparken Başkan Recep Tayyip Erdoğan önemli açıklamalarda bulundu. Başkan Erdoğan insanlığın 5'ten büyük olduğu mesajını verirken tercihlerinin çatışma değil diyalog olduğunun altını çizdi. İsrail'e de net mesaj veren Başkan Erdoğan 'Sabrımızı yanlış anlamayın. Suriye'de istikrarsızlığa izin vermeyiz' dedi. Türkiye'nin Avrupa'nın güvenliği için rol almaya hazır olduğunu da vurgulayan Başkan Erdoğan 'Türkiye AB'ye tam üye olmalı' mesajını verdi.
Başkan Recep Tayyip Erdoğan, Antalya Diploması Forumu'nda konuştu. Erdoğan dünya siyasetine ilişkin net mesajlar verirken Suriye özelinde çarpıcı ifadeler kullandı.
Başkan Erdoğan Antalya Diplomasi Forumu'nda önemli mesajlar verdi (AA)
Antalya Diplomasi Forumu'nun 4'üncü buluşmasında devlet ve hükümet başkanlarıyla bir araya gelmekten büyük memnuniyet duyduğunu belirten Erdoğan, "Yine buradan savaşların, çatışmaların, ölümlerin acısını yüreklerinde taşıyan tüm mazlumları, ülkem ve milletim adına selamlıyor, kendilerine dayanışma mesajlarımızı gönderiyorum." ifadesini kullandı.
Başkan Recep Tayyip Erdoğan, 4. Antalya Diplomasi Forumu'nun açılışında önemli açıklamalarda bulundu. Başkan Erdoğan "Antalya Diplomasi Forumu"ndaki konuşmasına katılımcıları selamlayarak başladı.
Başkan Erdoğan'dan önemli açıklamalar
Antalya Diplomasi Forumu'nun 4'üncü buluşmasında devlet ve hükümet başkanlarıyla bir araya gelmekten büyük memnuniyet duyduğunu belirten Erdoğan, "Yine buradan savaşların, çatışmaların, ölümlerin acısını yüreklerinde taşıyan tüm mazlumları, ülkem ve milletim adına selamlıyor, kendilerine dayanışma mesajlarımızı gönderiyorum." ifadesini kullandı.
Dünyanın dört bir yanından foruma teşrif eden, her bir misafire teşekkür eden Başkan Erdoğan, 3 gün sürecek programların, dünya ve insanlık için, özellikle coğrafyadaki mazlum ve mağdurlar için hayırlara vesile olmasını diledi.
Erdoğan, diplomasinin nabzının attığı, global bir markaya dönüşen forumun 4'üncüsünü başarıyla tertip eden Dışişleri Bakanlığı ve Bakan Hakan Fidan ile mesai arkadaşlarını, organizasyona destek veren tüm kuruluşları tebrik etti, bakanlığı döneminde forumun hayata geçirilmesine öncülük eden Antalya milletvekili Mevlüt Çavuşoğlu'nu da kutladı.
"Ayrışan dünyada diplomasiyi sahiplenmek" temasıyla düzenlenen forum kapsamında icra edilecek panellerin ve görüşmelerin katılımcılara verimli bir ufuk turu yaptırmasını temenni eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Dünyada dış politika ve uluslararası ilişkiler alanında önde gelen etkinlikler arasında yerini alan foruma yönelik yoğun ilgiden memnuniyet duyuyoruz. Bugün burada çatışmaların yerine diyaloğu, kutuplaşmanın yerine ortak aklı, güç yarışının yerine küresel vicdanı tercih ettiğimizi hep birlikte dünyaya bir kez daha ilan ediyoruz. Antalya'dan tüm dünyaya verdiğimiz bu barış ve dostluk mesajları, Antalya Diplomasi Forumu'nu muadillerine göre farklı bir yerde konumlandırıyor. Her yıl olduğu gibi 3 gün boyunca binlerce katılımcı, kritik bölgesel ve küresel konularda fikir alışverişinde bulunup çözüm önerilerini ele alacaklar. Küresel diplomasinin kalbi, 3 gün boyunca yine Antalya'da atacak." dedi.
Başkan Recep Tayyip Erdoğan ve eşi Emine Erdoğan, 4. Antalya Diplomasi Forumu'nun (ADF2025) resmi açılış törenine katıldı. (AA)
Foruma yapacakları değerli katkılar için katılımcılara şükranlarını sunan Erdoğan, şöyle devam etti:
"İnsanlık, arka arkaya yeni teknolojik hamleler gerçekleştirirken uluslararası sistem çağa ayak uydurabilmesi noktasında aynı başarıyı sergileyemiyor. Terör, açlık, yoksulluk, ırkçılık, İslam düşmanlığı, göçmen karşıtlığı ve iklim krizi gibi tüm insanlığı ilgilendiren sorunlarla uğraştığımız bir dönemde uluslararası toplumun daha adil, daha vicdanlı politikalar geliştirmede maalesef yetersiz kaldığına şahit oluyoruz. Bu eksikliği, başta bölgemizde yaşanan çatışmalar ve gerilimler olmak üzere çok geniş bir alanda her gün hissediyoruz. Diplomasinin insani, girişimci ve geleceğe yönelik plan yapabilme kabiliyetini daha fazla öne çıkarmamız gerektiği anlaşılıyor. Dünya beşten büyüktür. Çünkü insanlık beşten büyüktür. Bu tespiti yaparken amacımız, böyle bir anlayışın hakim kılınmasıdır. Türkiye, sahip olduğu tecrübe, tarihi, beşeri, kültürel zenginlik ve derinlik dolayısıyla dünyaya bu mesajı en rahat verebilecek ülkelerdendir. Burada öncelikle bir hakikati dikkatinize getirmek arzusundayım. Biz sorunların uzağında, konforlu bir coğrafyada yer alan bir ülke değiliz. Stratejik önemi yüksek olduğu kadar, krizlere gebe bir ülkede bulunuyoruz. Bu tarih boyunca da hep böyleydi. İşgal girişimleri, Haçlı Seferleri, emperyalist oyunlar, karışıklık çıkarma, istikrarsızlık üretme teşebbüsleri çevremizde hiç eksik olmadı. 1'inci Dünya Savaşı'ndan, Soğuk Savaş'a kadar büyük güçler arasındaki yıkıcı rekabetin en fazla hırpaladığı, en fazla olumsuz etkilediği coğrafya yine burasıydı."
"BİZ BU COĞRAFYANIN SADECE SAKİNLERİ DEĞİL AYNI ZAMANDA SAHİPLERİYİZ"
Başkan Erdoğan, bugün de uluslararası siyasetin gündemini domine eden birçok sorun, savaş, kriz ve gerilimin yine Türkiye'nin yakın çevresinde cereyan ettiğini vurgulayarak, "Şunu da iftiharla söylemek durumundayım; biz bu coğrafyanın sadece sakinleri değiliz, aynı zamanda sahipleriyiz. Bin yıldır buradayız, bu topraklardayız. İnşallah daha nice asırlar boyunca yine burada olacağız." diye konuştu.
İnsanlık tarihiyle yaşıt olan bölgenin, bu köklü tarihine uygun olarak medeniyetin, huzurun, güvenliğin, barışın coğrafyası olmasını istediklerini söyleyen Erdoğan, "Biz artık çatışmanın değil uzlaşmanın, ayrışmanın değil ittifakın, kan, gözyaşı, acı ve gerilimin değil refahın ve istikrarın egemen olduğu bir bölge görmek, böyle bir dünyada yaşamak, evlatlarımıza böyle bir dünya bırakmak istiyoruz. Elbette bunun kolay olmadığını biliyoruz." ifadesini kullandı.
Başkan Erdoğan, barışın, savaştan daha fazla emek istediğinin farkında olduklarını belirterek, kolayı değil her zaman zoru seçtiklerini, bugün de zor olanın tarafında bulunduklarını vurguladı.
Başkan Recep Tayyip Erdoğan, 4. Antalya Diplomasi Forumu'nun (ADF2025) resmi açılış törenine katıldı. (AA)
Bu anlayışla Ukrayna, Sudan, Libya, Somali gibi yakın dostluk içinde olunan ülkelerde nasıl barış ve istikrar için mücadele ediyorlarsa, Afrika ve Asya'da da ara buluculuk ve kolaylaştırıcılık gibi inisiyatiflerle sorumluluk üstlendiklerini söyleyen Erdoğan, şunları kaydetti:
"Komşularımızla iyi ilişkiler tesis ederek, işbirliği imkanlarını, ticaret imkanlarını genişleterek, ayrıca çatışan taraflar arasında diyalog köprüleri kurarak ülkemizin etrafında bir barış ve güvenlik kuşağı oluşturmak çabasındayız. Şunu tüm samimiyetle bugün bir kez daha belirtmek isterim; bizim kimsenin toprağında, egemenliğinde, kaynaklarında gözümüz yoktur. Türkiye olarak nerede varlık gösteriyorsak orada yerin altındakilerle değil yerin üstündekilerle, yani insanlarla, yani canla ilgileniyoruz. Şunu unutmayalım, 'zulüm ile abad olunmaz.' diyoruz. 'Sömürü ve çatışma üzerine müreffeh bir gelecek inşa edilmez.' diyoruz.
Küresel vicdan ve adaleti en fazla yaralayan meselelerin başında malumunuz Filistin'deki, özellikle de Gazze'deki zulüm geliyor. İsrail, 1,5 senedir en temel insan haklarını hiçe sayarak, uluslararası hukuku ayaklar altına alarak, Filistin halkına karşı apaçık bir soykırım uyguluyor. Buna karşı sesimizi yükseltmek, bu zulme itiraz etmek, buna olabilecek en güçlü tepkiyi vermek bizim sadece kardeşlik değil aynı zamanda insanlık vazifemizdir, insanlığımızın bir gereğidir. Çünkü hepimiz bir kalp taşıyoruz. İsrail'in katliamlarına sessiz kalmak bu suça ortak olmaktır."
İsrail ordusunun birkaç gün önce Gazze'nin güneyindeki Han Yunus kentinde gazetecilerin kaldığı bir çadırı bombaladığını hatırlatan Baikan Erdoğan, "Bu saldırıda 3 gazeteci hayatını kaybetti, yine 9'u medya mensubu 10 kişi ağır şekilde yaralandı. Şehit edilenlerin de biri Ahmet Mansur adında bir gazeteci. Saldırının ardından çadırın içinde diri diri yanan Ahmet Mansur'un görüntüleri bir yandan hepimizi dehşete düşürürken diğer taraftan İsrail'in işlediği savaş ve insanlık suçlarını da bir kez daha gözler önüne serdi. İsrail yönetimi bugüne kadar 211 gazeteciyi katletti, öldürdü. Sadece bu sabah Han Yunus'ta aynı aileden 7'si çocuk, 10 kişi şehit oldu. Şimdi bunun adı barbarlık değilse, soruyorum nedir?" ifadesini kullandı.
Başkan Recep Tayyip Erdoğan, 4. Antalya Diplomasi Forumu'nun (ADF2025) resmi açılış törenine katıldı. (AA)
İsrail'in işlediği savaş ve insanlık suçlarına dikkati çeken Erdoğan, İsrail tarafından ambulansın içinde yaralılara yardıma giden sağlık personelinin infaz edildiğini, masum bebeklerin, çocukların, yıkıntılar arasında hayata tutunmaya çalışan kadınların acımasızca katledildiğini belirtti.
"İSRAİL TERÖR DEVLETİDİR. BAŞKA BİR İSMİ OLAMAZ"
Erdoğan, "Elimizi vicdanımıza koyalım ve şu soruyu lütfen kendimize soralım. Savaşta dahi olsa meşru bir devlet böyle hareket eder mi? Bunun adı devlet terörü değil midir? Onun için, İsrail terör devletidir. Başka bir ismi olamaz." diye konuştu.
İsrail hükümetinin, Filistin halkını topraklarından söküp atmaya, ikinci bir Nekbe felaketi yaşatmaya çalıştığını dile getiren Erdoğan işlediği her suç hukuk önünde cevapsız kalan İsrail'in her seferinde daha kanlı, daha vicdansız saldırılara kalkıştığını aktardı.
Erdoğan, İsrail'in işgali karşısında meşru direniş haklarını kullanan Filistinlilere "terörist" diyerek katliamlarını meşrulaştırma peşinde olduklarını ifade ederek, "Filistin halkının işgal karşısındaki kahramanca mücadelesini kimse 'terörizm' yaftası vurarak karalayamaz." ifadesini kullandı.
Filistinlilerin 7 Ekim 2023'ten beri topraklarını savunduğunu ve insanlığın iftihar vesilesi olduklarını söyleyen Erdoğan, Türk milletinin tarih boyunca olduğu gibi bugün de Filistinlilerle tam bir dayanışma içinde hareket ettiğini vurguladı.
Erdoğan, konuşmasına şöyle devam etti:
"500 sene önce topraklarından kovulan tüm o İsrail halkını, Yahudileri, kapımızı açarak biz bu topraklarda misafir ettik. O günkü Türkiye neyse bugünkü Türkiye de aynısıdır. Saldırıların başladığı günden bu yana 101 bin tonun üzerinde insani yardım malzemesini bölgedeki kardeş ülkelerin de desteğiyle Gazze'ye gönderdik. İnşallah bundan sonra da Gazzeli mazlumlara yardım elimizi uzatmaya devam edeceğiz. İsrail'in Gazze'deki devlet terörü devam ettikçe, ateşkes çabaları sabote edildikçe, masumların üzerine bomba yağdıkça bölgemize kalıcı barışın gelmesi oldukça zordur. Tekrar vurguluyorum. Ortadoğu'da barış ancak İsrail-Filistin meselesinin iki devletli çözümü temelinde mümkündür. Bu da 1967 sınırları dahilinde, başkenti Doğu Kudüs olan özgür, egemen ve toprak bütünlüğüne haiz bir Filistin devletinin kurulmasına bağlıdır. Başta Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi olmak üzere uluslararası toplumun tüm üyelerini bir kez daha sorumluluk üstlenmeye, akan kanı durdurmaya, Filistin halkının yanında olmaya davet ediyorum."
"İSRAİL, SORUNLU BİR ÜLKEYE DÖNÜŞÜYOR"
İsrail'in özellikle Lübnan'a ve Suriye'ye yönelik saldırılarıyla bölgenin istikrarını doğrudan tehdit eden sorunlu bir ülkeye dönüşmekte olduğunu belirten Erdoğan, İsrail'in saldırılarının terör örgütü DEAŞ'la mücadele çabalarını da sekteye uğrattığını kaydetti.
Başkan Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü:
"Suriye'de etnik ve dini aidiyetleri kaşıyarak, ülkedeki azınlıkları hükümete karşı kışkırtarak 8 Aralık devrimini dinamitlemeye çalışıyor. Bakın, Türkiye'nin bu konudaki tutumu gayet nettir. Biz komşumuz Suriye'de 14 yıl süren çatışma ve istikrarsızlığın yükünü en fazla çeken, bunun bedelini ödeyen ülkelerden biriyiz. 8 Aralık devrimiyle sadece Suriye'de değil, tüm bölgemizde kalıcı istikrarın tesisine yönelik yakalanan fırsatın heba edilmesine izin veremeyiz. Suriye'nin yeni bir istikrarsızlık girdabına sürüklenmesine göz yummayız. Toplam 911 kilometre uzunluğunda sınıra sahip olduğumuz komşumuz Suriye'nin toprak bütünlüğünü, istikrarını ve güvenliğini kendimizden ayrı görmediğimizi, burada özellikle dile getirmek istiyorum. Suriye halkı acıya, zulme ve savaşa doymuştur. Suriyeli kardeşlerimize bunları tekrar yaşatma niyeti olanlar hesaplarını buna göre yapmalıdır. Soğukkanlılığımızı, sabrımızı, meseleleri diyalog yoluyla çözme tavrımızı kimse yanlış anlamamalı, yanlış yorumlamamalı, sükunetimiz birilerini çok hatalı heveslere sürüklememelidir."
Türkiye'nin dış politikada gizli niyetlerle, gizli ajandalarla değil, ilkelerle hareket eden bir ülke olduğunu vurgulayan Erdoğan, tüm bölge halkları için barış, istikrar, refah ve güven istediklerini ifade etti.
Başkan Recep Tayyip Erdoğan, 4. Antalya Diplomasi Forumu'nun (ADF2025) resmi açılış törenine katıldı. (AA)
Erdoğan, "Suriye'nin toprak bütünlüğü ve istikrarının muhafazası noktasında Sayın Trump ve Putin başta olmak üzere bölgede nüfuz sahibi tüm aktörlerle anlayış birliği içindeyiz, çok yakın diyalog halindeyiz. Gerek bu anlayış birliği, gerek ülkemizin güvenlik planlamaları, gerekse Suriye hükümetiyle aramızdaki mutabakatlar çerçevesinde gerekli bütün adımları atmayı kararlılıkla sürdüreceğiz." diye konuştu.
"YENİDEN ASYA AÇILIMI"
Yeniden Asya Açılımı ile Asya ülkeleriyle siyasi temas ve istişareleri her geçen gün arttırdıklarını belirten Erdoğan, Afrika ortaklık politikasıyla da kazan-kazan yaklaşımıyla işbirliklerinin geliştiğini kaydetti.
Erdoğan, "Güney Kafkasya'da kalıcı istikrarın sağlanması için çabalarımız sürüyor. Doğu Akdeniz ve Ege'de barış ve istikrarın devamını amaçlıyor, komşumuz Yunanistan'la olumlu atmosferlerin muhafazası için çalışıyoruz. Balkanlar'daki gelişmeleri çok yakından takip ediyor ve bölge ülkeleriyle işbirliğimizi devam ettiriyoruz. Orta Asya'daki kardeş cumhuriyetler dış politikamızdaki özel yerlerini her geçen gün daha da pekiştiriyor." değerlendirmesinde bulundu.
Erdoğan, şöyle konuştu:
"Ülkemizin yoğun çabalarıyla son yıllarda entegrasyon noktasında önemli adımlar atan Türk Devletleri Teşkilatı bu işbirliğimizin güçlendirilmesine çok önemli katkılarda bulunuyor. Kıbrıs Türk halkının egemen eşitliğinin ve eşit uluslararası statüsünün tescili için çabalarımızı son dönemde arttırdık. Adada, adalet tecelli edene kadar bunu sabırla sürdüreceğiz. Avrupa Atlantik güvenliğinin temeli olan NATO, Türk dış politikasının ve ülkemizin güvenliğinin yapı taşlarından biridir. NATO'nun geleceği ve Avrupa güvenlik mimarisine dair tartışmaların gündemde olduğu bugünlerde, Türkiye olmadan Avrupa güvenliğinin düşünülemeyeceği bir kez daha ortaya çıkmıştır. NATO'nun en büyük ikinci kara ordusuna komuta eden Türkiye, özellikle son yıllarda büyük atılım yaptığı savunma sanayisiyle Avrupa güvenliği için gelecekte de sorumluluk almaya hazırdır."
"AVRUPA BİRLİĞİ HEDEFİ"
Türkiye'nin Avrupa Birliği (AB) hedefinden uzaklaştığına dair iddia ve eleştirilerin bir geçerliliğinin olmadığını da dile getiren Erdoğan, AB tam üyeliğinin halen Türkiye'nin stratejik hedefi olduğuna dikkati çekti.
Erdoğan, şunları kaydetti:
"Ancak kimi zaman korkulardan, kimi zaman ön yargılardan, kimi zaman da Birliği içeriden esir almış aktörlerden dolayı Avrupa Birliği, üyelik sürecimizin ilerletilmesi hususunda gereken iradeyi sergileyemiyor. Daha doğru bir ifadeyle bugün kimi Avrupa ülkeleri bundan üç çeyrek asır önce Avrupa Birliği'ne hayat veren ufku, cesareti ve stratejik bakış açısını maalesef ortaya koyamıyor. Diyoruz ki, eğer Avrupa Birliği mevcut sınamaların üstesinden gelmek, yeniden yapılanan küresel sistemde hak ettiği şekilde temsil edilmek istiyorsa buna göre davranmalı, bagajlarından kurtulmalı ve Türkiye, tam üye olarak Birlik'teki sandalyesine bir an önce kavuşmalıdır. Biz üyelik sürecimizi ilerletme noktasında hazırız ve kararlıyız. Avrupa Birliği'nden de somut adımlar atmasını bekliyoruz."
Başkan Recep Tayyip Erdoğan, 4. Antalya Diplomasi Forumu'nun (ADF2025) resmi açılış törenine katıldı. (AA)
Erdoğan, güçlü bir savunma sanayisi olmadan güçlü bir dış politikanın uygulanamayacağını belirterek, Türkiye'nin bugünkü özgüvenini diğer adımlarıyla birlikte savunma sanayisi alanındaki atılımlarına borçlu olduğunu kaydetti.
"Bugün bu alanda yüzde 80 seviyesinde yerlilik oranına ulaştık. Böylece kendi göbeğimizi kendimiz keser duruma geldik." diyen Erdoğan, Türkiye'nin silahlı, silahsız insansız hava araçları, gemiler, helikopterler, tanklar, roket ve füzelerin yanı sıra daha pek çok yetenekle kendi ihtiyaçlarını karşılamanın çok ötesine geçtiğini dile getirdi.
Savunma sanayisinde yıllık 10 milyar dolar ihracat hedefine her geçen yıl emin adımlarla yaklaşıldığını aktaran Erdoğan, şöyle devam etti:
"Dost ve kardeş ülkelerle savunma işbirliğimizi de giderek güçlendiriyoruz. Müttefikimiz ve stratejik ortağımız Amerika Birleşik Devletleri ile 100 milyar dolarlık ticaret hedefimize büyük önem veriyoruz. Başkan Trump'ın ikinci döneminde kendisiyle olan yakın dostluğumuzun da katkısıyla Amerika'yla ilişkilerimizin her alanda serpileceğine inanıyorum. Köklü bir geçmişe sahip olduğumuz Rusya Federasyonu ile ilişkilerimiz, çok boyutlu bir zeminde günden güne gelişiyor. Ortak coğrafyayı paylaştığımız Rusya'yla işbirliğimizi karşılıklı menfaat ve saygı temelinde ilerletmekte kararlıyız. Dördüncü yılına gelen Rusya-Ukrayna Savaşı'nın adil ve sürdürülebilir bir barış anlaşmasıyla sona erdirilmesi önceliğimiz olmaya devam ediyor. Karadeniz girişimi, esir takası ve İstanbul Süreci başta olmak üzere birçok adım attık. İlk günden beri muhafaza ettiğimiz dengeli ve proaktif tutumumuzu inşallah aynı şekilde sürdüreceğiz."
Başkan Erdoğan, Asya, Afrika ve Latin Amerika ülkeleri ile de ilişkileri geliştirmenin gayretinde olacaklarını belirterek, "Gümrük tarifeleri üzerinden kızışan ticari rekabetin yıkıcı hale gelmemesi için elimizden geleni yapmaktayız. Şoklara karşı dirençli ekonomisiyle Türkiye, bu süreci sadece sorunsuz atlatmakla kalmayacak, Allah'ın izniyle yeni dönemin kazananlarından da biri olacaktır." dedi.
Türkiye'nin terörden kurtulduğunda ekonomide farklı bir ivme kazanacağına işaret eden Erdoğan, şu ifadeleri kullandı:
"Ülkemizin 40 yılına, binlerce vatandaşının canına ve milyarlarca dolar kaynağına mal olan terör belasından da kurtulduğumuzda inşallah ekonomide çok farklı bir ivme yakalayacağız. Türkiye Yüzyılı ifadesinde anlamını bulan ülkümüze inşallah sizlerin de desteğiyle ulaşacağımızdan hiçbir şüphe duymuyoruz. Antalya Diplomasi Forumu'nun da bu vizyonumuzun gelecek nesillere ve tüm dost ülkelere anlatılmasına vesile olacağına inanıyorum."
Başkan Recep Tayyip Erdoğan, 4. Antalya Diplomasi Forumu'nun (ADF2025) resmi açılış törenine katıldı. (AA)
Öte yandan Erdoğan ile Orban'ın, Antalya Diplomasi Forumu kapsamındaki görüşmesinin ardından açıklama yapıldı.
Açıklamaya göre, görüşmede Türkiye ile Macaristan ikili ilişkileri, bölgesel ve küresel konular ele alındı.
Başkan Erdoğan görüşmede, Türkiye ile Macaristan arasındaki iş birliğinin güçlendiğini, ekonomi, ticaret, enerji, savunma sanayi gibi alanlarda atılacak yeni adımlarla ilişkilerin derinleştirilmesinin, iki ülkenin ortak menfaatine olduğunu ifade etti.
Erdoğan, Avrupa'nın güvenlik ve refahı için Türkiye ile Avrupa Birliği ilişkilerinin geliştirilmesi gerektiğini, bu konuda temasların devamının önemli olduğunu belirtti.
Başkan Erdoğan, Ukrayna'da adil ve kalıcı barışın sağlanması için de Türkiye'nin en başından beri ilkeli tutumunu sürdürdüğünü bildirdi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Suriye Cumhurbaşkanı Şara ile bir araya geldi
Antalya'da dördüncü kez düzenlenen Antalya Diplomasi Forumu'na Suriye Cumhurbaşkanı Ahmed Şara da katıldı. Cumhurbaşkanı Erdoğan, 4. Antalya Diplomasi Forumu için Antalya'da bulunan Suriye Cumhurbaşkanı Şara ile bir araya geldi.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın himayesinde ve Dışişleri Bakanı Hakan Fidan'ın ev sahipliğinde Antalya'da dördüncü kez düzenlenen Antalya Diplomasi Forumu 2025 (ADF) başladı.
Suriye Cumhurbaşkanı Ahmed Şara da, "4. Antalya Diplomasi Forumu Resmi Açılış Töreni"ne katıldı.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, 4. Antalya Diplomasi Forumu için Antalya'da bulunan Suriye Cumhurbaşkanı Şara ile bir araya geldi. Erdoğan'ın kaldığı oteldeki görüşme, basına kapalı gerçekleştirildi.
ERDOĞAN, SUBİANTO VE ŞARA AYAK ÜSTÜ SOHBET ETTİ
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Endonezya Cumhurbaşkanı Prabowo Subianto ve Suriye Cumhurbaşkanı Ahmed eş-Şara ile sohbet etti.
Forumda 3 gün boyunca muhtelif formatlarda düzenlenecek 50'yi aşkın oturumda, Orta Doğu'dan Asya Pasifik'e, Afrika'dan Latin Amerika'ya uzanan çeşitli coğrafyaları ilgilendiren konular ile iklim değişikliği, terörizmle mücadele, insani yardım, dijitalleşme, gıda güvenliği ve yapay zeka dahil olmak üzere, küresel gündemin öne çıkan başlıkları ele alınacak.
ADF 2025'teki faaliyetler, forumun resmi internet sitesi ve sosyal medya hesaplarından eş zamanlı olarak izlenebilecek, ayrıca birçok oturum TRT aracılığıyla canlı yayınlanacak.
50'ye yakın ülkeden 950 gazetecinin de takip ettiği forum, paneller, oturumlar ve ikili görüşmelerle 13 Nisan Pazar gününe kadar devam edecek.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Ahmed Şara ile bir araya geldi
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Antalya Diplomasi Forumu çerçevesinde Türkiye'ye gelen Suriye Devlet Başkanı Ahmed Şara'yı kabul etti.
Antalya Diplomasi Forumu tüm hızıyla devam ediyor...
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın da katılacağı forum, Belek Turizm Bölgesi'ndeki NEST Kongre ve Fuar Merkezi'nde düzenleniyor.
DÜNYA LİDERLERİNİ AĞIRLIYOR
Bu yıl "Ayrışan Dünyada Diplomasiyi Sahiplenmek" ana temasıyla düzenlenecek forum, dünya liderlerini ağırlıyor.
Bu kapsamda, gözler Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile Suriye Devlet Başkanı Ahmet Şara'nın görüşmesine çevrildi.
ŞARA ZİRVEYE İŞTİRAK ETTİ
Suriye Cumhurbaşkanı Ahmed Şara, bugün başlayan 4'üncü Antalya Diplomasi Forumu'na (ADF2025) katılmak üzere Türkiye’ye geldi.
İKİ İSİM BİR ARAYA GELDİ
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile Suriye Devlet Başkanı Ahmed Şara, forum kapsamında bir araya geldi.

KÜRESEL VE BÖLGESEL KONULAR ELE ALINDI
Görüşmede Türkiye ile Suriye ikili ilişkileri, bölgesel ve küresel konular ele alındı.
Cumhurbaşkanı Erdoğan görüşmede, Türkiye’nin Suriye’de yeniden kaos yaşanmasını isteyenlere fırsat verilmemesini memnuniyetle karşıladığını, gelecek yılların Suriye’de istikrarın, refahın ve huzurun yılları olacağını ifade etti.
"TÜRKİYE'NİN DESTEĞİ SÜRECEK"
Cumhurbaşkanımız, Türkiye’nin Suriye’ye yönelik uluslararası yaptırımların kaldırılması için diplomatik çabalarını sürdüreceğini, Suriye ile ticari ve ekonomik alanda iş birliğini canlandırmak için gayretlerin artırılması gerektiğini, diğer alanlarda da atılacak adımların değerlendirilebileceğini belirtti.
Türkiye’nin Suriye’nin yeniden istikrara kavuşması için bugüne kadar olduğu gibi, bundan sonra da destek vermeye devam edeceğini söyledi.
Görüşmeye, Dışişleri Bakanı Hakan Fidan ve Enerji ve Tabii Kaynakları Bakanı Alparslan Bayraktar ile birlikte Suriye Dışişleri Bakanı Esad Hasan Şeybani de katıldı.

ÖMER ÇELİK DUYURMUŞTU
"Suriye Cumhurbaşkanı Şara, cuma günü Türkiye'ye gelecek" diyen AK Parti Genel Başkan Yardımcısı ve Parti Sözcüsü Ömer Çelik, ardından bu konuda bir takvim oluşup oluşmadığına ilişkin soruya ise şu yanıtı vermişti:
Suriye Devlet Başkanı Şara, cuma günü Türkiye'ye gelecek. Antalya Diplomasi Forumu çerçevesinde Türkiye'de olacak. Pek çok devlet, hükümet başkanı, dışişleri bakanı ve dış politika uzmanı da Antalya Diplomasi Forumu'nda bulunacaklar. Çarşamba geliyor ama törenler ve görüşmeler perşembe günü. Endonezya Cumhurbaşkanı'nı ağırlayacak Sayın Cumhurbaşkanımız. Cuma günü de Sayın Şara'nın gelişi de dahil olmak üzere Antalya Diplomasi Forumu için pek çok misafir olacak Türkiye'de.
"İSRAİL, SORUNLU BİR ÜLKEYE DÖNÜŞÜYOR"
İsrail'in özellikle Lübnan'a ve Suriye'ye yönelik saldırılarıyla bölgenin istikrarını doğrudan tehdit eden sorunlu bir ülkeye dönüşmekte olduğunu belirten Erdoğan, İsrail'in saldırılarının terör örgütü DEAŞ'la mücadele çabalarını da sekteye uğrattığını kaydetti.
Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü:
"Suriye'de etnik ve dini aidiyetleri kaşıyarak, ülkedeki azınlıkları hükümete karşı kışkırtarak 8 Aralık devrimini dinamitlemeye çalışıyor. Bakın, Türkiye'nin bu konudaki tutumu gayet nettir. Biz komşumuz Suriye'de 14 yıl süren çatışma ve istikrarsızlığın yükünü en fazla çeken, bunun bedelini ödeyen ülkelerden biriyiz. 8 Aralık devrimiyle sadece Suriye'de değil, tüm bölgemizde kalıcı istikrarın tesisine yönelik yakalanan fırsatın heba edilmesine izin veremeyiz. Suriye'nin yeni bir istikrarsızlık girdabına sürüklenmesine göz yummayız. Toplam 911 kilometre uzunluğunda sınıra sahip olduğumuz komşumuz Suriye'nin toprak bütünlüğünü, istikrarını ve güvenliğini kendimizden ayrı görmediğimizi, burada özellikle dile getirmek istiyorum. Suriye halkı acıya, zulme ve savaşa doymuştur. Suriyeli kardeşlerimize bunları tekrar yaşatma niyeti olanlar hesaplarını buna göre yapmalıdır. Soğukkanlılığımızı, sabrımızı, meseleleri diyalog yoluyla çözme tavrımızı kimse yanlış anlamamalı, yanlış yorumlamamalı, sükunetimiz birilerini çok hatalı heveslere sürüklememelidir."
Türkiye'nin dış politikada gizli niyetlerle, gizli ajandalarla değil, ilkelerle hareket eden bir ülke olduğunu vurgulayan Erdoğan, tüm bölge halkları için barış, istikrar, refah ve güven istediklerini ifade etti.
Erdoğan, "Suriye'nin toprak bütünlüğü ve istikrarının muhafazası noktasında Sayın Trump ve Putin başta olmak üzere bölgede nüfuz sahibi tüm aktörlerle anlayış birliği içindeyiz, çok yakın diyalog halindeyiz. Gerek bu anlayış birliği, gerek ülkemizin güvenlik planlamaları, gerekse Suriye hükümetiyle aramızdaki mutabakatlar çerçevesinde gerekli bütün adımları atmayı kararlılıkla sürdüreceğiz." diye konuştu.. Zülfikar Gençtürk
15-temmuz.net haberleri
YORUMLAR